Dört Göz’lük Mertebesi

Yo hayır, bir aydır buralarda olmamamın gözlerimle alakası yok 🙂 Yaklaşan vize haftam ve hayatımdaki birkaç önemli gelişme, beni “Vakit bulursam kafamı da kaşıyayım” raddesine getirdiği için blog yazılarıma bir müddet ara vermek durumunda kalmıştım.

Vizelerim bitti, birkaç önemli gelişmeyi rayına koydum ve işte buradayım 🙃 (Yaklaşık 25 saniye önce Okumaya devam et “Dört Göz’lük Mertebesi”

Bir Zamanlar Karate Kid #anı

Efenim tam 10 yıl geçmiş benim karate kid’liğimin üzerinden fakat bazı hatıralar bir film karesi gibi hâlâ hatırımda 🌿 Dün, çok sevgili Anıl Basılı’nın vesilesiyle bir anaokuluna oyuncaklarımı bağışladım. Bu oyuncakları çıkarıp ayıklama esnasında dolabın en sonuna iliştirilmiş karate kıyafetlerimi gördüm. Benim anılar bir miktar depreşmesin mi ? Çıkardım kuşaklarımı, bağladım belime. Hatırladığım kadarıyla birkaç … Okumaya devam et Bir Zamanlar Karate Kid #anı

Artık Veda Et Şen İzci, Sen Arkadaşına #anı

“Gidiyorsun, iştirak et veda valsine…” diye devam eden bir izci şarkısıdır bu. Elif ile birlikte çocukken burnumuzu sokmadığımız şey yoktu. Düşünüyorum da sanırım bu, içlerinde en kıymetlisiydi 🌿 Bir 2006 sonbaharı “Biz de izci olalım mı Ece?” sorusuyla başladı her şey. “O ne demek?” diye sorduğumda sınıf arkadaşımız bize anlatmaya başladı.(o bizden iki sene önce … Okumaya devam et Artık Veda Et Şen İzci, Sen Arkadaşına #anı

E Hani Ciğer ? #anı

Kendimi bildim bileli, ciğer denilince aklıma gelen tek şey, tava ciğer idi. Edirne’nin ciğeri meşhurdur belki duymuşsunuzdur, duymadıysanız da şu an öğrendiniz 🙂

Bu tava ciğer kültürüyle büyüyen bir çocuğa, “ciğer” kavramının yalnızca bu yemeğe özgü olmadığını açıklamak oldukça travmatik olsa gerek, en azından benim için öyleydi😃

Her şeey, geçen sene bir kış akşamı cereyan etti… Okumaya devam et “E Hani Ciğer ? #anı”

Bir Kalem İle Ne Anısı Olabilir Ki İnsanın? #anı

Eğer o kalem, okul hayatındaki ilk aşı gününde verildiyse, belki bir ihtimal.

Bu kez, sene 2005 | 7 yaşında mini mini bir’iz. Duvarda “ALİ ATA BAK” fişleri, tahtada rakamları hatırlamadığım çarpma işlemi ve pencereden giren sonbahar esintisi eşliğinde matematik dersindeyiz.

Sınıfın kapısı çalıyor, öğretmenimiz “Buyrun” diyor, olacaklardan haberdarmışçasına. Ellerinde mini soğutucu kutuları, üzerlerinde beyaz önlükleriyle iki kadın giriyor sınıfımıza. “Merhaba çocuklar, biz hemşireyiz.” Okumaya devam et “Bir Kalem İle Ne Anısı Olabilir Ki İnsanın? #anı”

Bir Post-it’i En Fazla Ne Kadar Sevebilirsiniz ? #anı

Hiç unutmuyorum. 2007 | 9 yaşında, mavi önlüklü, saçları at kuyruğu olan mini mini ilkokul üç’tüm. Tenefüs bitmiş, zil çalmıştı. Dersimiz Türkçe’ydi. Sınıf öğretmenimiz içeri girip “Oturabilirsiniz çocuklar” dedi ve o ders bir yarışmadan söz etti : HIZLI OKUMA YARIŞMASI  Pek ilgimi çekmedi, taa ki birinciye verilecek ödülü gösterene kadar. Ödül, post-it’ti (yapışkanlı kağıt) 🌿 İlk … Okumaya devam et Bir Post-it’i En Fazla Ne Kadar Sevebilirsiniz ? #anı