Ted Gibi Konuş | Carmine Gallo #eceninkitapyorumu

Konuşmadan ne kadar dayanabiliriz ? 1 gün ? 1 hafta ?

Birileri bir yerlerde “Erkekleri bilmem ama kadınların dayanamayacağı kesin.” diyor, hissediyorum.

Bedensel ya da ruhsal bir rahatsızlığımız sebebiyle konuşma yetimizi kaybetmediysek/ köreltmediysek sözel olarak iletişim kurmak (konuşmak) hayatımızın merkezindedir. Hatta öyle ki Okumaya devam et “Ted Gibi Konuş | Carmine Gallo #eceninkitapyorumu”

Dört Göz’lük Mertebesi

Yo hayır, bir aydır buralarda olmamamın gözlerimle alakası yok 🙂 Yaklaşan vize haftam ve hayatımdaki birkaç önemli gelişme, beni “Vakit bulursam kafamı da kaşıyayım” raddesine getirdiği için blog yazılarıma bir müddet ara vermek durumunda kalmıştım.

Vizelerim bitti, birkaç önemli gelişmeyi rayına koydum ve işte buradayım 🙃 (Yaklaşık 25 saniye önce Okumaya devam et “Dört Göz’lük Mertebesi”

El Yapımı Kartpostal ⭐️ (Kendi Kartpostalınızı Tasarlayın)

Bugün hepsini, dünyanın dört bir köşesine dağılmaları için PTT’ye teslim ettim. 🌿 Neden kartpostal tasarladığıma ya da sizin nasıl yapabileceğinize geçmeden önce neden kartpostal yazıyorum ve siz nasıl yapabilirsiniz’e değinmek istiyorum. Farklı kültürleri ve insanları tanımayı seven biriyim. Buna yazma hevesim de eklenince, dünya çapında kartpostallaşma fikrini yürürlüğe koyan bir site olduğunu öğrenip çılgına dönmüştüm. … Okumaya devam et El Yapımı Kartpostal ⭐️ (Kendi Kartpostalınızı Tasarlayın)

Sol Ayağım | Christy Brown #eceninkitapyorumu

Yaklaşık 2-3 yıl önce Sol Ayağım (My Left Foot) adlı filmi izleyip tanımıştım Brown’u. Kitaptan uyarlanan bir film olduğundan önceliğiniz kesinlikle kitap olmalı. Ben filmini izlerken bu kadar etkilendiğimi hatırlamıyorum. Christy Brown, beyin felçli bir bebek olarak dünyaya geliyor. Sene 1932. Yürüme, konuşma, tek başına yemek yeme gibi temel faaliyetleri gerçekleştiremeyen Brown, yalnızca sol ayağını hareket … Okumaya devam et Sol Ayağım | Christy Brown #eceninkitapyorumu

Kafaya Takmamak İçin 20 Öneri

Hiçbir zaman sülalesi rahat türden bir insan olamadım. Devamlı, kafaya taktığım minik ya da büyük çaplı şeyler olurdu. Bu yazımı okumaya başlayan sen, içinden  “Evet, işte bu benim” diyorsan sana 20 adet minik “başa çıkma” temalı tüyolarım olacak.

Kafaya taktığın o şeyi (somut da olabilir soyut da. Bir insan da olabilir, bir korku hissi de) al karşına ve vedalaş. İkinizin ayrı eve çıkma vakti geldi de geçiyor çünkü. Okumaya devam et “Kafaya Takmamak İçin 20 Öneri”

Açılın Ben Teyze’yim

Sevgili Kuzey Bebek,

Annenle tanışıklığımız tam 10 yıl öncesi bir okul gününe dayanıyor. Hiç istemeyerek yazıldığım yeni orta okulumda en güzel, en eğlenceli hatıralarım annen ve Selen teyzen ile idi.

Öyle samimi ve eğlenceli bir annen var ki (çok da güzel güler, bilirsin) onunla büyürken hiç sıkılmayacağına eminim. Ben mi ? Ben Ece teyzen, hani bugün seni ilk kez kucağıma aldığımda Okumaya devam et “Açılın Ben Teyze’yim”

Bir Delinin Hatıra Defteri | Nikolay Gogol #eceninkitapyorumu

Öncelikle “deli” konseptiyle konu mankenim olma yüce gönüllüğünü gösteren Sıla’ya en derin sevgilerimle 🙂

Gogol ile nihayet tanışma fırsatım oldu ve bu kitabında bir şeyin ayrımına vardım ki, ağır betimlemeler yapmayan nadir Rus yazarlardan.

Bir Delinin Hatıra Defteri” adıyla bilinen kitap Okumaya devam et “Bir Delinin Hatıra Defteri | Nikolay Gogol #eceninkitapyorumu”