Artık Veda Et Şen İzci, Sen Arkadaşına #anı

“Gidiyorsun, iştirak et veda valsine…” diye devam eden bir izci şarkısıdır bu. Elif ile birlikte çocukken burnumuzu sokmadığımız şey yoktu. Düşünüyorum da sanırım bu, içlerinde en kıymetlisiydi 🌿 Bir 2006 sonbaharı “Biz de izci olalım mı Ece?” sorusuyla başladı her şey. “O ne demek?” diye sorduğumda sınıf arkadaşımız bize anlatmaya başladı.(o bizden iki sene önce … Okumaya devam et Artık Veda Et Şen İzci, Sen Arkadaşına #anı

2019 | Temmuz Ayı Okuduklarım ⛅️

Okuduğunuz her kitap, dünyaya karşı bakacağınız yeni bir penceredir. (bizzat kendime ait bir söz) Bu nedenle ben şuna inanıyorum: tarzımız ya da savunduğumuz görüşü içersin içermesin, bol bol okumalıyız. Okudukça göreceğiz ki, yaşamak için at gözlüklerinden çok daha fazlasına ihtiyacımız var… Bu ay’a 9 kitap sığdırdım. Her biri bana farklı şeyler kattı. Yeni pencerelerim oldu … Okumaya devam et 2019 | Temmuz Ayı Okuduklarım ⛅️

Huzursuzluk | Zülfü Livaneli #eceninkitapyorumu

Okurken “ Yavaş okuyayım da hemen bitmesin ” dediğim halde göz açıp kapayıncaya kadar bitiveren kitaplar benim için inanılmaz değerli oluyor. Huzursuzluk da bu değerli kitaplar arasında ilk sıralarda. Öyle bütünleşiyor ve etkisi altına kapılıyorsunuz ki böyle kitapları okurken, bundandır ki zamanın nasıl geçtiğini anlamak pek mümkün olmuyor. Huzursuzluk, Zülfü Livaneli’nin okuduğum ilk kitabıydı. Kendisini … Okumaya devam et Huzursuzluk | Zülfü Livaneli #eceninkitapyorumu

Hayvan Çiftliği | George Orwell #eceninkitapyorumu

Daha ilk kitabını okurken çok sağlam bir kaleme sahip olduğunu fark etmiştim Orwell’in. Bu kitabı ile de, favori yazarım olma konusunda, yarışmacı arkadaşları epey solladı. Adından da tahmin edilebileceği üzre, olay bir çiftlikte geçiyor. “Çiftlikte zaten hayvanlar olur, kitabın ismi neden hayvan çiftliği ?” diyor olabilirsiniz. O minik detayı, sayfalar arasında öğrenecek ve “Bundan daha … Okumaya devam et Hayvan Çiftliği | George Orwell #eceninkitapyorumu

E Hani Ciğer ? #anı

Kendimi bildim bileli, ciğer denilince aklıma gelen tek şey, tava ciğer idi. Edirne’nin ciğeri meşhurdur belki duymuşsunuzdur, duymadıysanız da şu an öğrendiniz 🙂

Bu tava ciğer kültürüyle büyüyen bir çocuğa, “ciğer” kavramının yalnızca bu yemeğe özgü olmadığını açıklamak oldukça travmatik olsa gerek, en azından benim için öyleydi😃

Her şeey, geçen sene bir kış akşamı cereyan etti… Okumaya devam et “E Hani Ciğer ? #anı”